top of page
Ara
  • Yazarın fotoğrafıUnal&Partners

Afet Kaynaklı Hukuki Süreçler ve Uyuşmazlıkların Çözümleri



Öncelikle, Ünal&Partners Hukuk Bürosu olarak başta Hatay, Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman ve çevre illerde yer alan illerimizi derinden etkileyen ve son yılların kaydedilmiş en şiddetli depremini yaşayan afetzede vatandaşlarımıza geçmiş olsun, hayatını kaybedenlerin yakınlarına da baş sağlığı dileklerimizi ileterek yazımıza başlamak isteriz. Bu vesileyle hem bugün hem de sürecin ilerleyen aşamalarında işbu afet hukuku çerçevesinde, her türlü afet neticesinde ortaya çıkabilecek hukuki süreçlerin ve uyuşmazlıkların çözümleri ile birlikte detaylı olarak inceledik.


Hukuki olarak afet kavramı ne ifade etmektedir?


Afet kavramı, önceden sezilemeyen, karşı konulamayan ve tarafların iradeleri dışında gerçekleşen özellikleri yönünden borcun sona ermesini ya da borç ilişkisinin koşullarının değişmesini gerektiren mücbir sebep ya da beklenmeyen hal olarak kabul edilen bir niteliğindedir. Bu yüzden de, özel hukuk anlamındaki afet, hukuksal ilişkiyi etkileyen birel nitelikli, olağan dışı ve taraf iradelerinin dışında olumsuz bir gelişme olarak algılanabilir.


Afet sonrası Devlet’in hukuki sorumluluğu nedir?


Gündelik yaşamın dingin ve düzenli akışının sürdürülmesinden sorumlu olan Devlet idaresinin, bu akışı bozacak afetin gerçekleşmemesine yönelik önlemler alması; tüm önlemlere karşın gerçekleşen afetin yarattığı olumsuz sonuçları en kısa zaman dilimi içinde ve en etkin yöntemlerle aşması gerekmektedir. Devlet İdaresinin olağan dışı gelişmelere hazırlıklı olma ve dönemin gerektirdiği çözümleri ivedilikle uygulama yolundaki görevleri “koruyucu idari hizmetler” olarak nitelendirilmektedir.


Devletin sorumluluğu açısından şöyle önemli bir noktaya değinilmelidir ki: 7269 sayılı yasanın 29. Maddesinin son fıkrası zorunlu deprem sigortası yaptırmamış olmayı çok ağır bir yaptırıma tabii tutmuştur. Buna göre zorunlu deprem sigortası (DASK) yapılmamış olmasının tespit edilmesi halinde Devletin 7269 ve diğer mevzuattan kaynaklanan kredi açma ve konut yapma yükümlülükleri sona ermektedir. Bu afetzedeler kanunun kendisine sağladığı iki önemli haktan maruz kalacak ve hak iddiasında bulunamayacaklardır.


Afet Hukuku’nun temeli hangi kanunlara dayanmaktadır?


1) 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun,

2) 4123 sayılı Tabii Afet Nedeniyle Meydana Gelen Hasar ve Tahribata İlişkin Hizmetlerin Yürütülmesine Dair Kanun,

3) 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu,

4) 4539 sayılı Doğal Afet Bölgelerinde Afetten kaynaklanan Hukuki Uyuşmazlıkların Çözümüne ve Bazı İşlemlerin Kolaylaştırılmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabulü Hakkında Kanun’dan oluşmaktadır.


Ayrınca bu kanunların uygulanması hakkındaki esaslarının belirlenmesi adına “ikincil mevzuat” kapsamında değerlendirilen yönetmelikler de bulunmaktadır. Bunlar da:


1) Afetlerin Genel Hayata Etkililiğine İlişkin Temel Kurallar Hakkında Yönetmelik,

2) Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkında Yönetmelik,

3) Afet Sebebiyle Yapılan ve Yapılacak Olan Binaların Borçlandırma Bedellerinden Yapılacak İndirimler Hakkında Yönetmelik,

4) Afetler Sebebiyle Edinilen Bina Arsa ve Arazilerden Arta Kalanların Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik,

5) Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimat Tebliği,

6) Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları


şeklindedir.


Afetten kaynaklı hukuki uyuşmazlıkların çözümü için olağanüstü düzenlemeler bulunmakta mıdır?


4539 sayılı Doğal Afet Bölgelerinde Afetten kaynaklanan Hukuki Uyuşmazlıkların Çözümüne ve Bazı İşlemlerin Kolaylaştırılmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabulü Hakkında Kanuna göre afet bölgelerinde afetten kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin; vekaletname aranmaması, delil tespitlerinin öncelikle yapılması ve adli yardımdan yararlanma kolaylıkları düzenlenmiştir. Afetin etkisiyle gözden kaçabilecek bu yasa ve hükümlerinden yararlanmak işimizi kolaylaştıracaktır.


Afet sonrası yapılarda oluşan hasarların tespit edilmesi çalışmaları ne zaman yapılmaktadır?


Bir afet sonrası arama-kurtarma çalışmalarının yüksek oranda tamamlanmasının akabinde hasar tespit çalışmalarına başlanır. Bu uygulamanın yasal dayanağı, 7269 Sayılı Yasanın 13. maddesi ve devamı hükümleridir. Afetin büyüklüğüne göre çevre illerden ya da tüm illerden inşaat mühendisi ve mimarlar görevlendirilerek bu tespitler yaptırılmaktadır.


Tespitler sonucu binalara yıkık, ağır hasarlı, orta hasarlı, az hasarlı ve hasarsız sonuçları verilmektedir. Ancak önemle hatırlatmakta fayda vardır ki, hasarsız tespiti yapılması, tespiti gerçekleştirilen yapının “sağlam” ya da “depreme dayanıklı” olduğu anlamı taşımamaktadır. Bu tespit yalnızca yapının tespit yapıldığı sıradaki durumunu raporlamaktadır.


Tespit raporlarına itiraz hakkım var mıdır?


Elbette vardır, çok katlı yapılarda hak sahibi olan tek bir kişi bile tüm yapı hakkında düzenlenen hasar tespit raporuna itiraz edebilecektir. Ancak itiraza ilişkin hak düşürücü süreler raporun içeriğine göre değişiklik göstermektedir. Şöyle ki:


Ağır hasarlı olması sebebiyle yıkılmasına karar verilen yapılara ilişkin raporlar hakkında hak sahinine tebliğ yahut mahalle muhtarlıklarında gerçekleştirilecek ilan tarihinden itibaren 3(üç) gün içerisinde Kurul’a itirazda bulunulabilir ve Kurul itirazınızı yine 3(üç) günlük süre içerisinde inceleyerek sonuca bağlayacaktır.


Bunun dışında kalan halleri içeren raporlar hakkında ise yine Kurul’a 30(otuz) gün içerisinde itirazda bulunulabilecektir. Ancak unutulmamalıdır ki Kurul tarafından gerçekleştirilecek olan incelemeler neticesinde hakkında itiraz edilen raporda itirazı gerçekleştirenin aleyhine de değişiklikler gerçekleşebilecektir. “Orta Hasarlı” raporu alınarak tamiri için hak sahiplerine süre tanınmış bir yapı için yapılacak inceleme sonucu “Ağır Hasarlı” ve hatta “Yıkılacak” şeklinde raporlarda değişime gidilebilir.


“Orta Hasarlı” raporu verilen yapılar için hak sahiplerinin tamir yükümlülüğünün kapsamı ve şartları nelerdir?


“Orta Hasarlı” yapılar “zarar görmüş, fakat ıslahı mümkün yapılar olarak değerlendirilmektedir. Bu sınıflandırmaya dahil edilen binalarda oturmak yasaktır. Bu yapılara tamirat için bir yıl süre tanınmıştır. Tamirat olarak ifade edilen terim uygulamada güçlendirme olarak kullanılmaktadır. Bu sürede tamirat yapılmadığı ve itiraz da edilmediği durumlarda Yıkık ve Ağır Hasarlı Binalarda gösterilen usule göre yıktırılacağı düzenlenmiştir.


Buradaki itiraz tespite itiraz değil, tamirat işlerinin bir yılı aşacağı iddiası nedeniyledir. Bu itirazı kurul en geç beş gün içinde değerlendirip süreyi altı ay uzatmaktadır.


Afetzedeleri ilgilendirebilecek, afet sonrası sürece ilişkin başka hangi hukuki haklar bulunmaktadır? Sürecin sorumlularına hangi davalar açılabilir?


Taşınmazlara ilişkin eser sözleşmelerinde Türk Borçlar Kanunu’nun 478. madde hükümlerine göre yüklenicinin ağır kusuru varsa ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın ancak yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğramaktadır. Ağır kusur durumunun söz konusu olduğu hallerde bu doğrultuda dava açmak gerekecektir.


İmar Kanunu’nun 39. maddesi gereği yıkılacak derecede tehlikeli yapılar hakkında gereken önlemlerin belediye ve valilikçe yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu sınıflandırmaya giren yapılar nedeniyle zarar görenler hizmet kusuru nedeniyle İdari Yargı Mahkemelerine başvurabilecektir.


7269 Sayılı Yasa ve 6306 Sayılı Yasa nedeniyle de istisnalar hariç İdari Yargı Mahkemelerine başvurulabilmektedir.


Yukarıda DASK konusunda belirtildiği üzere deprem nedeniyle yaşanması muhtemel hak kayıpları için ileride açılacak olan davaya/davalara temel oluşturmak adına Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla delil tespiti yaptırılabilir.


Hak Sahibi listesinde yer almama, hak sahibi sayılmama durumlarında da gerekli itirazlardan sonra İdari Yargıda dava açılabilmektedir.


İstisnalar hariç depremzedeler hakkında uygulanabilecek idari işlemlere karşı yürütmenin durdurulması talep edilebilmektedir.


Bunların yanı sıra ceza hukuku bakımından sorumlu olduğunu düşündüğünüz kişiler hakkında suç duyurusunda bulunabilecektir.


Unal&Partners Ekibi

24 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Commentaires


bottom of page